Sağlıklı Zayıflama

Sağlıklı Zayıflama

Obezite, vücutta biriken fazla yağ dokusunun sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi oluşturacak seviyede çok olması nedeniyle oluşan tıbbi bir durumdur. Obezite, kalp ve damar hastalıkları, insülin direnci, tip-2 diyabetes mellitus, bazı kanser türleri, eklem ve kemik hastalıkları, solunum yetmezliği ve uyku apnesi, karaciğer yağlanması gibi hastalıklara zemin hazırlayan en önemli faktörlerden biridir. 

Tüm dünyada giderek artan ve çok ciddi sağlık sorunlarına neden olan obezite günümüzde küresel sağlık problemi olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından en riskli 10 hastalıktan biri olarak kabul edilen obezitenin, yine aynı örgüt tarafından yürütülen son araştırmalarda kanserle yakın ilgisi olduğu da belirlenmiştir. 

Obez hastalarda yapılan incelemelerde kandaki lipid seviyelerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kanda artan lipid miktarı endotel denilen damarların iç yüzeyine yapışır. Makrofaj denilen savunma hücreleri damara yapışan bu küçük kolesterol parçalarını yutarak köpük hücrelerine dönüşür ve endotel hasarını başlatır. Bu sürecin sonunda ateroskleroz denilen damar sertliği tablosu meydana gelir.

Obezite ile insülin direnci arasında çok güçlü bir ilişki bulunmaktadır. İnsülin direncinin birçok sebebi olmasına rağmen en sık sebebi obezitedir. Vücutta biriken fazla yağ dokusu insülin reseptör sayısında azalmaya ve pankreastan üretilen insüline karşı direnç gelişmesine neden olur. Kan şekerini normal aralıkta tutmak için daha fazla insüline ihtiyaç duyulur ve bu pankreasın daha fazla çalışmasına neden olur. Uzun dönemde düzeltilmeyen insülin direncinin şeker hastalığına dönüşme riski çok yüksektir.

Diyabet prevalansındaki yükseliş obezite ile paralel artmaktadır. Artmış beden kitle indeksi ve bel çevresi ile tip-2 diyabet arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Obezitenin artması tip-2 diyabet gelişme riskini arttırır. Glukotoksisite ve lipotoksisite obez ve insülin direnci olanlarda diyabet gelişimini açıklayan en kuvvetli iki teoridir. The San Antonio Heart Study çalışmasına göre normal bireylerde %7,5 olarak bulunan kalp-damar hastalığı riski insülin direnci (İR) olmayan diyabetiklerde %10, İR olan diyabetiklerde %20 bulunmuştur. Bu veriler insülin direnci ve diyabeti bulunan bireylerde kalp damar hastalığı riskinin ciddi olarak arttığını göstermektedir.

Obezite ve kanser arasındaki ilişkide; beyaz adipoz dokudaki fonksiyon bozukluğunun temel bağlantı noktası olduğu ve leptinin bu ilişkide kilit molekül olarak görev aldığı ileri sürülmektedir. Yapılan araştırmalarda, leptinin parakrin, otokrin ve endokrin etkilerle apoptozun engellenmesine, tümör oluşumunun başlamasına, tümörün büyümesine ve metastazlara neden olduğu gösterilmektedir. Meme kanseri, kolorektal kanser, akciğer kanseri, tiroid kanseri, yumurtalık kanseri, karaciğer kanseri ve prostat kanserinin meydana gelmesinde ve halihazırda bulunan kanserlerin metastaz riskini arttırdığına dair literatürde birçok çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmalarda elde edilen bulgular obezite ve kanserin yakından ilişkisi bulunduğunu ispatlamaktadır.

Obezite; kas ve iskelet sistemi üzerinde osteoartrit, osteoporoz ve sistemik enflamatuvar romatizmal hastalıkları da içeren geniş bir hastalık yelpazesini etkilemektedir. Konu üzerine yapılan çalışmalar, genellikle obezite varlığı ile diz osteoartrit prevalansı ve insidansı arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Artan vücut ağırlığı eklemlere olması gerekenden daha fazla yük binmesine neden olur. Yürüyüş analizi, diz eklemi boyunca yükü azaltmak için kilo kaybının yararlı olduğunu göstermiştir, yaklaşık 0.5 kg ağırlık kaybı, adım başına iki ila dört kat yükte azalmaya neden olmaktadır. Ayrıca yaşlanmanın doğal bir parçası olan tüm vücuttaki dejenerasyon gibi eklemlerimizde de artroz süreci yani bozulmalar her halükârda oluşmaktadır. Şayet bireyde obezite mevcut ise gerek eklemlere binen yüklerin aşırı artması gerekse obeziteye bağlı immobilizasyonun yani hareketliliğin azalması sonucu eklemlerde artroz çok hızlı ilerlemektedir. Ve maalesef sonuç olarak kişi erken yaşlarda eklem artroplastisine yani eklem yüzey değiştirme cerrahisine ihtiyaç duyabilmektedir. 

Obezite ve gündüz aşırı uyku hali arasındaki bağlantı Obezite-Hipoventilasyon Sendromu olarak tanımlanmıştır. Obezite-Hipoventilasyon Sendromu, temel olarak, başka nörolojik, müsküler, mekanik veya metabolik sebep olmadan, vücut kitle indeksi ≥30’un üstünde olan hastalarda hipoventilasyon ve gündüz aşırı uyku hali ile tanımlanmaktadır. Bu hastaların %90’ına Obstrüktif Uyku Apne Sendromu eşlik etmektedir. Obstrüktif Uyku Apne Sendromu, geceleri horlama ve apne denilen nefes durması, gündüzleri ani uyuklama, dikkat dağınıklığına bağlı sakarlıklar ve solunum yetmezliğine bağlı uyku düzenlenmesi için gece boyunca cihaz kullanımı gerektirebilen, yaşam boyu sürebilen bir hastalıktır. Obezite ile ilişkili olarak meydana gelen Obstrüktif Uyku Apne Sendromu uygun şekilde tedavi edilmezse ilerleyen zamanda solunum yetmezliğine bağlı kalp yetmezliği gibi kronik ve geri dönüşü olmayan hastalıklara sebep olabilir. 

Obezite ile karaciğer yağlanması arasında oldukça kuvvetli bir ilişki bulunmaktadır. Vücutta yağ birikmeye başladığında öncelikle karaciğer tarafından tutulmaya çalışan yağ dokusu karaciğer içerisinde birikmektedir. Eğer kilo alımı devam edecek olursa karın içerisinde iç yağ depolanmaya başlayacaktır ve akabinde erkeklerde bel ve karın bölgesinde, kadınlarda ise kalça ve basen bölgelerinde ağırlıklı yağlanma meydana gelecektir. Obeziteye eşlik eden insülin direnci ve şeker hastalığı gibi kronik hastalıklarda karaciğer üzerinde ciddi stres yaratmaktadır. Karaciğerde yağlanmaya bağlı ilerleyen dönemde fibröz denilen doku sertleşmesi meydana gelebilir ve bu doku sertleşmesi siroza dönüşebilir. Siroza dönüşen karaciğer yağlanması maalesef geri dönüşsüzdür ve ilerleyici ölümcül bir hastalıktır.

Tedavi Seçenekleri

Obezite sadece fazla kilo veya vücutta yağ birikimi olarak değerlendirilmemelidir. Obezitenin kendisi, eşlik eden hastalıklar ve obezite sonucunda meydana gelen diğer hastalıklarla birlikte ciddi sağlık sorunlarına sebep olan kronik bir hastalık olarak ele alınmalıdır. Tedavide obezitenin altında yatan fizyolojik, psikolojik ve kültürel tüm faktörler göz önünde bulundurularak tedavi planı yapılmalıdır. Tedavinin aslını kalori alımının azaltılması ve harcanan kalori miktarının arttırılması oluşturmaktadır. Yaşam tarzı değişikliği, beslenme düzeni ve düzenli egzersiz olmadan uygulanacak tedavilerin başarı şansı düşüktür. Tüm bu yöntemlerle kilo kontrolü sağlanamayan hastalara medikal ve cerrahi yöntemlerle kilo kontrolü sağlanabilmektedir.

Regrethil® içerisinde bulunan doğal bitki ekstraktları ve L-Carnitine sayesinde hem iştah baskılama hem insülin direncinin kırılması hem de egzersiz ile vücuttaki fazla yağın yakılmasını kolaylaştırarak kilo kontrolü sağlamaya önemli katkı sağlamaktadır.

Obezitesi bulunan ve kilo kontrolü sağlamak isteyen hastalarda kilo vermeyi kolaylaştıran ve tedaviyi destekleyen Regrethil® içerisinde bulunanlar;

Nigella Sativa 300 mg

İlex Paraguariensis 300 mg

Garcinia Mangostana 100 mg

L-Carnitine 400 mg

Nigella Sativa, yapılan çalışmalar çörek otu tohumu ve bileşenlerinin antidiyabetik, antikanserojenik, antiülserojenik, antibakteriyel, antiinflamatuar ve analjezik, antioksidan, hipoglisemik, kilo vermeye yardımcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkilerinin olduğunu göstermiştir.  

İlex Paraguariensis, Paraguay çayı veya Mate çayı olarak bilinen bu bitki iştah kesme ve hafif diüretik etkinliği bulunan ve içeriğinde potasyum, manganez ve magnezyumdan zengin olan bir bitkidir. Güney Amerika’da uzun süredir zayıflama ve iştah baskılama amacı ile kullanılmaktadır.

Garcinia Mangostana, meyvelerin kraliçesi olarak bilinen mangostan tropikal bir meyvedir. İçeriğindeki aktif maddeler ile iştah baskılayarak kilo alımını azaltmaktadır. İçeriğinde bulunan ksantonların antioksidan aktivitesinin, antiinflamatuar, antikanser, yaşlanma karşıtı ve antidiyabetik etkileri bulunmaktadır.

L-Carnitine, vücutta doğal olarak üretilen maddelerden biridir. Enerji metabolizmasında ve üretiminde rol oynayan aktif bir yapı olarak vücudumuzda yerini alır.  Egzersiz sırasında vücutta depolanan fazla yağın mitokondrilere alınmasını ve enerji üretimini kolaylaştırıcı görev almaktadır. 

Regrethil® içerisindeki bu etken maddeler sayesinde yaşam tarzı değişikliği, diyet düzenlenmesi ve egzersize ek olarak kilo vermeyi kolaylaştırma ve kilo kontrolü sağlama konusunda ciddi destek sağlayabilir. Aynı zamanda kilo verme sonrası meydana gelen metabolik ve fizyolojik değişimlere karşı metabolizmayı dengelemektedir.

  1. Salehi B, Quispe C, Imran M, Ul-Haq I, Živković J, Abu-Reidah IM, Sen S, Taheri Y, Acharya K, Azadi H, Del Mar Contreras M, Segura-Carretero A, Mnayer D, Sethi G, Martorell M, Abdull Razis AF, Sunusi U, Kamal RM, Rasul Suleria HA, Sharifi-Rad J. Nigella Plants – Traditional Uses, Bioactive Phytoconstituents, Preclinical and Clinical Studies. Front Pharmacol. 2021 Apr 26;12:625386. doi: 10.3389/fphar.2021.625386. PMID: 33981219; PMCID: PMC8107825.
  2. Al Asoom L. Is Nigella sativaan Effective Bodyweight Lowering Agent and a Mitigator of Obesity Risk? A Literature Review. Vasc Health Risk Manag. 2022 Jul 12;18:495-505. doi: 10.2147/VHRM.S373702. PMID: 35855753; PMCID: PMC9288173.
  3. Gan RY, Zhang D, Wang M, Corke H. Health Benefits of Bioactive Compounds from the Genus Ilex, a Source of Traditional Caffeinated Beverages. Nutrients. 2018 Nov 5;10(11):1682. doi: 10.3390/nu10111682. PMID: 30400635; PMCID: PMC6265843.
  4. Machado ML, Arantes LP, Gubert P, Zamberlan DC, da Silva TC, da Silveira TL, Boligon A, Soares FAA. Ilex paraguariensis modulates fat metabolism in Caenorhabditis elegans through purinergic system (ADOR-1) and nuclear hormone receptor (NHR-49) pathways. PLoS One. 2018 Sep 25;13(9):e0204023. doi: 10.1371/journal.pone.0204023. PMID: 30252861; PMCID: PMC6155532.
  5. Espirito Santo BLSD, Santana LF, Kato Junior WH, de Araújo FO, Bogo D, Freitas KC, Guimarães RCA, Hiane PA, Pott A, Filiú WFO, Arakaki Asato M, Figueiredo PO, Bastos PRHO. Medicinal Potential of GarciniaSpecies and Their Compounds. Molecules. 2020 Oct 1;25(19):4513. doi: 10.3390/molecules25194513. PMID: 33019745; PMCID: PMC7582350.
  6. John OD, Mouatt P, Panchal SK, Brown L. Rind from Purple Mangosteen (Garcinia mangostana) Attenuates Diet-Induced Physiological and Metabolic Changes in Obese Rats. Nutrients. 2021 Jan 22;13(2):319. doi: 10.3390/nu13020319. PMID: 33499382; PMCID: PMC7912346.
  7. Durazzo A, Lucarini M, Nazhand A, Souto SB, Silva AM, Severino P, Souto EB, Santini A. The Nutraceutical Value of Carnitine and Its Use in Dietary Supplements. Molecules. 2020 May 1;25(9):2127. doi: 10.3390/molecules25092127. PMID: 32370025; PMCID: PMC7249051.
  8. Choi M, Park S, Lee M. L-Carnitine’s Effect on the Biomarkers of Metabolic Syndrome: A Systematic Review and Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials. Nutrients. 2020 Sep 12;12(9):2795. doi: 10.3390/nu12092795. PMID: 32932644; PMCID: PMC7551203.